Comment on Nisan 16th, 2008
“Ölüm Çiçekleri” isimli dizinin bitmesine ben de çok üzüldüm
evvela Star Tv en azından bana göre bir dizi film için uygun bir platform değil yayın ilkelerinden tutunuz da ekran rengine kadar onlarca sebep sıralayabiliriz bunun için
esasında Bosna hadisesi işlenmeye çok elverişli bir konu ama Bosna hadisesinden bir dizi film çıkarmak son derece güç ve büyük bir risk kanımca
sinema olarak resmedilirse daha verimli olur ki bu konuda baÅŸarılı örnekler mevcut “Tarafsız Bölge” ya da “Düşman Hattı” gibi mesela
sahi AyÅŸe Kulin’in “Sevdalinka” adlı romanı sinemaya uyarlanacaktı ama o da yalan oldu resmen
dizinin konseptiyle ilgili eleştirilerim de var müsaadenizle
elbette ortada bir iyi niyet sözkonusu bunu yadsıyamayız ama kimi mantık hataları asla kabul edilebilir gelmedi bana
her ÅŸeyden önce Yugoslav ordusu Avrupa’nın dördüncü gücüydü ama kahramanımız çetniklere keskin niÅŸancı eÄŸitimi vermek için parayla tutulmuÅŸ bir Bulgar
yani Avrupa’nın dördüncü gücü olan Yugoslav ordusunda bu iÅŸi yapacak bir tane Sırp subay yok
bunu anlamlandırmak olanaksız
en büyük mantık hatası da ilk bölümdeydi yine
filmin baÅŸrol oyuncusu olan kahramanımız “Dimitriatov” olarak çetniklerden biri tarafından meÄŸerse tanınıyormuÅŸ hatırlarsanız
evet o tehlike anını atlatması ustaca kurgulanmıştı ama ya sonrası
bir ajan böylesine büyük bir riski üstelik her an karşılaşma ihtimali de fevkalade yüksek biri için bir kere daha kabul edebilir mi acaba
hiç sanmıyorum
dolayısıyla o kişiyi kapıdan çıkarken haydi olmadı ertesi gün yok etmeliydi
ama böyle bir şey görmedik ve komiktir o kişi sonraki bölümlerde unutuldu gitti sanki yokmuş gibi kaldı öylece
kahramanımızın muhatabı Sırplara da o kadar aptal bir hava verilmiş ki anlatılır gibi değil jönümüz her defasında hiç zorlanmadan kandırabiliyordu onları
çetnik rolündeki oyuncuların çanak diyalogları da çekilir şey değildi doğrusu
ayrıca sıcak savaşın içindeki bölümlerini görmedik ama sıcak savaş arefesindeki çatışma atmosferi de kanımca düzgün bir şekilde yansıtılamamış
öyle bir hava vardı ki filmde sanki ortada aslında hiçbir şey yok ama her iki taraftan da iki üç tane maceraperest ya da idealist gündüzleri normal hayatlarını sürdürürken geceleri de elde makinalı savaşıyorlar
bunlar da dizinin kurgusuna dair eleştirilerim olarak kalsınlar izninizle
yine de “Ölüm Çiçekleri” iÅŸlenmeye son derece müsait bir konuya eÄŸilen bir prototip olarak deÄŸerlendirilebilir ve bu açıdan her türlü övgüyü hak etmektedir
buna karşılık öyle ya da böyle uğramış olduğu ilgisizlik umarım kısa ya da orta vadede aynı konuyu ele almak niyetiyle hayata geçirilecek olan projelerin cesaretini kırmaz
en içten dileklerimle hoşçakalınız
saygılarımla