Esquire dergisinde yayımlanan What I Did on My Summer Vacation (Yaz Tatilimde Ne Yaptım) yazısından uyarlanan Av Partisi’nin başrolünde Richard Gere ve Diane Kruger var. DVD’si yeni çıkan film Bosna’da sergilenen Batı ikiyüzlülüğünü ifşa ediyor.
Tür : Gerilim / Dram / Macera
Gösterim Tarihi : 14 Eylül 2007
Yönetmen : Richard Shepard
Senaryo : Richard Shepard
Görüntü Yönetmeni : David Tattersall
Müzik : Rolfe Kent
Yapım : 2007, ABD / Bosna-Hersek
Oyuncular
Goran Kostic (Srdjan) , Richard Gere , Terrence Howard , Diane Kruger (Marjana) , James Brolin (Franklin Harris) , Mark Ivanir (Boris) , Kristina Krepela (Marda) , Jesse Eisenberg
Tecrübeli ama gözden düşmüş bir gazeteci ile mesleğe yeni başlamış genç bir gazeteci, yanlarına işinde çok iyi olan bir kameramanı da alarak tamamen kişisel çabaları ila Bosna’ya, savaşın bir numaralı suçlularından Radovan Karadzic’i aramaya giderler. Fakat bu ülkede atacakları her adım, büyük tehlikeler içermektedir.
Yanlışlıkla CIA timi zannedilmeleri ile peşinde oldukları hedefleri tarafından da farkedilecek ve kendilerini yem durumuna sokacaklardır. Artık sadece amaçları değil, hayatları da tehlikededir.
2005 tarihli Matador ile daha önce sinemalarımıza konuk olan Richard Shepard,senaryosunu da yazdığı Av Partisi ile savaşın kanlı atmosferine adım atıyor.
Bosna’daki savaşı yerinde takip eden savaş muhabiri Scott Anderson ülkesine döndüğünde savaş anılarını Esquire dergisinde yazmaya başlamıştı. “What I Did on My Summer Vacation – Yaz Tatilimde Neler Yaptım?” başlığını taşıyan yazıları kısa zamanda klasik haline geldi. Gerçi bu yazılarının belgesel nitelikli savaş röportajına benzediği söylenemezdi. Macera dolu yol hikayeleri tadındaki yazılarda kara mizah unsurlarının ve keskin politik yorumların ağır bastığı gözleniyordu.
Yazılardan biri Anderson’un ve onunla beraber Bosna’ya gitmiş dört gazetecinin hikayesini anlatıyordu. Savaş sırasında Balkanlarda muhabir olarak çalışan beş gazeteci, savaşın sona ermesinden beş yıl sonra, 2000 yılı yazında Saraybosna’ya geri dönerler. Bir gece biralarını içerken eski günler üzerine sohbete daldıkları sırada akıllarına absürd bir fikir gelir. Neden savaş suçlusu Radovan Karadicz’in izini sürüp onu yakalamayalım diye düşünürler. Gazetecilerin CIA mensubu olduğuna inanan bir Sırp polis memurunun yardımıyla Avrupa’nın en çok aranan adamı olarak tanınan Radovan Karadicz’in peşine düşerler. Ardından gerçek CIA ajanları ortaya çıkar.
Esquire’daki yazıyı okuyunca film potansiyeli olduğunu sezinleyen yapımcı Mark Johnson hikayenin kahramanlarıyla bir araya gelmiş. Birlikte hikaye üstünde çalışmışlar. Ortaya çıkan şu olmuş:
Savaş muhabiri Simon Hunt (Gere) ile kameraman Duck (Howard), Bosna’dan Irak’a, Somali’den El Salvador’a kadar dünyanın en tehlikeli savaş bölgelerinde görev almışlardır. Bu süreçte çok sayıda gazetecilik ödülü kazanmışlardır. Ama Bosna’da savaşın son günlerinde başlarına gelen bir olay yüzünden Simon’ın gazetecilik kariyeri dibe vurur.
Duck savaşın bitiminin beşinci yıldönümü kutlamalarına katılmak üzere yeniden Saraybosna’ya döndüğünde, Simon çok özel bir fikirle boy gösterir. Dünyanın en çok aranan savaş suçlusu “Fox”un nerede saklandığını bildiğine Duck’ı ikna etmeyi başarır. Birlikte tehlikeli bir maceranın içine sürüklenirler. Haber büyüktür ama öldürülme olasılıkları da öyle.Bosna’da Müslümanlar’ın katledilmesine izin veren Batı’nın iki yüzlüğüne şahit olduktan sonra isyan etmiş bir savaş muhabiri filmin kahramanı. Bu film Bosna’da neler olup bittiğine ve hala ele geçmeyen Karadziç ve Mladiç alçağının Batı tarafından kollandığına dair hem bir itiraf, hem bir suçlama.
Bizim cephemizde neler oluyor peki? Savaş sırasında bir şey yapmadığımız gibi, savaş sonrasında da kıçımızın üstünde oturmaya devam ediyoruz. Bosna ile ilgili bir film yapalım, bu katliamı dünyaya unutturmayalım, ama nerdeee! O işi bile yine Batılılar yapıyor, öyle komik bir durum! Bırakın film yapmayı bu tarz filmler vizyona girdiğinde gazeteler, televizyon kanalları, sinema yazarları biraz gündem oluştursun, insanların dikkatini bu filmlere çeksin… Cık, o da yok!
Bu arada yine kimsenin pek bilmediği bir Bosna filmi daha var. Dennis Quaid’in başrolünde oynadığı bu film Bosnalı müslümanların uğradığı katliamları insanın içine acıtacak bir şekilde gözler önüne seriyor. Kurtarıcı – Savior adını taşıyan 1998 tarihli bu filmi de tavsiye ediyorum.
Ya… Schindler’in Listesi’ni, Pianist’i sorsam hepiniz bilirsiniz ama bakın Kurtarıcı dedim, Av Sezonu dedim kurudunuz kaldınız öyle. Biraz araştırmacı olun, size sunulanın dışında şeyler keşfetmek için uğraşın didinin. Ve ukalalığımı mazur görün, lütfen. Ama mazaretim var, Ters’im ben.. (tersninja.com)
Kaynaklar: tersninja.com


