Gonderilme : Cuma, Mart 28th, 2008 Saat: 01:25

Bosna-Hersek  Hakkında geniş bilgiler ;

Resmi adı: Bosna-Hersek Cumhuriyeti

Başkenti: Saraybosna (Sarajevo) (1991 sayımına göre nüfusu: 525.980)

Diğer önemli şehirleri: Tuzla, Foça, Banja Luka, Mostar, Gorajde, Travnik, Zenica, Doboj, Prijedor.

Yüzölçümü: 51.129 km2

Nüfusu: 4.500.000 (1991 sayımına göre. Bu tarihten sonraki iç savaşın yol açtığı ölümler ve göç sonrasındaki nüfus durumu kesin olarak bilinememektedir.). Nüfusun % 36.5′i ÅŸehirlerde yaÅŸamaktadır. Ortalama ömür 70 yıldır. Çocuk ölümlerinin oranı binde 15′tir. Nüfusun % 28′ini 14 yaşın altındakiler oluÅŸturmaktadır.

Km2 başına düşen insan sayısı: 86.5

Nüfus artış hızı: % 0.6

Etnik yapı: Bosna-Hersek halkı BoÅŸnak, Sırp, Hırvat ve Slovenlerle bunların dışında kalan bazı küçük etnik unsurlardan oluÅŸur. BoÅŸnakların tamamı Müslümandır. (Bu unsurların oranları ve dinsel durumları hakkında “Din” kısmına bkz.) Kendilerine Bosnalılar da denen BoÅŸnaklar Slav kökenlidirler ve Bosna-Hersek halkı içinde nüfus bakımından birinci sırada gelmektedirler. Ancak Bosnalıların tamamı Bosna-Hersek’te yaÅŸamıyor. Eski Yugoslavya’ya hâkim olan komünist rejimden kaçan çok sayıda Bosnalı dünyanın deÄŸiÅŸik ülkelerine yayılmıştır. Eski Yugoslavya topraklarında kalan Bosnalıların ise % 86’sı Bosna-Hersek’te kalanı da çoÄŸu Sırbistan’a baÄŸlı Sancak bölgesinde olmak üzere eski Yugoslavya cumhuriyetlerinin deÄŸiÅŸik bölgelerinde yaÅŸamaktadır. Eski Yugoslavya etnografyasında bunlara “Müslüman kökenliler” denirdi. Bosnalıların dili BoÅŸnakça, Sırpça-Hırvatça karışımı bir dildir ve Slav dilleri grubuna girer.

Dil: Ülke halkının üç önemli etnik unsuru tarafından konuÅŸulan BoÅŸnakça, Sırpça ve Hırvatça’nın üçü de resmi dildir.

Din: 1991 sayımı sonuçlarına göre ülkede yaşayan nüfusun dinsel ve etnik durumu şöyleydi: Müslüman: 1.905.000 (% 43.7). Ortodoks hıristiyan olan Sırplar: 1.364.363 (% 31.3). Katolik hıristiyan olan Hırvatlar: 752.068 (% 17.3). Katolik ve protestan hıristiyan olan Slovenler: 293.477 (% 5.5). Diğer unsurlar: 93.685 (% 2.2).

CoÄŸrafi durumu: GüneydoÄŸu Avrupa’da bulunan Bosna-Hersek, kuzeyden ve batıdan Hırvatistan, doÄŸudan Sırbistan, güneyden KaradaÄŸ ile çevrilidir. Güneyden Adriya Denizi’ne 20 km kıyısı vardır. En yüksek yeri Ploçno Dağı (2228 m.)’dır. En önemli akarsuları Drina, Bosna, Sava, Vrbas ve Neretva ırmaklarıdır. Bosna ülkenin kuzey bölgesinin, Hersek ise güney bölgesinin adıdır. Arazisi genellikle daÄŸlıktır. Topraklarının % 22’si tarım alanı, % 27’si otlak, % 30′u orman ve çalılıktır. Ülkeye ılımlı bir iklim hâkimdir. Yazlar nispeten sıcak kışlar ılımlı geçer.

Yönetim ÅŸekli: Bosna-Hersek’te 31 Mayıs 1994′te BoÅŸnak-Hırvat federasyonu denilen federal bir sisteme geçildi. Bosna-Hersek’li Hırvatlarla BoÅŸnak Müslümanlar arasında imzalanan anlaÅŸmada belirlenen esaslara göre bir geçici yönetim oluÅŸturuldu. Bu yönetimde cumhurbaÅŸkanı Hırvatlardan, baÅŸbakan BoÅŸnaklardan seçildi ve 6 aylık geçiÅŸ süresi sonrasında ülke genelinde bir serbest seçim yapılması kararlaÅŸtırıldı. Ayrıca 6’sı BoÅŸnak, 5′i Hırvat 11 bakandan oluÅŸan bir hükümet kuruldu. İç savaÅŸ ülkede istikrarlı bir siyasi yapının oluÅŸmasını engellediÄŸinden Bosna-Hersek’te hâkim olacak rejimin ve yönetimin kesin ÅŸekli ancak iç savaşın tamamen durmasından ve gerekli ÅŸartların oluÅŸmasından sonra belirlenebilecektir. Bosna-Hersek BM üyesidir.

Siyasi partiler: İç savaÅŸ öncesinde ülkede örgütlenmiÅŸ olan siyasi partilerin baÅŸta gelenleri ÅŸunlardı: Demokratik Eylem Partisi (SDA): Aliya İzzetbegoviç liderliÄŸindeki bu parti Müslümanlar tarafından kurulmuÅŸ ve genellikle Müslümanlarca destekleniyordu. Aralık 1990′da gerçekleÅŸtirilen en son genel seçimlerde parlamentoda 86 üyelik kazanmıştı. Sırp Demokrat Partisi: Sırp milliyetçisi olan bu parti ülkedeki Sırp unsur tarafından destekleniyordu ve en son genel seçimlerde parlamentoda 72 üyelik kazanmıştı. Hırvat Demokratik BirliÄŸi: Hırvatlar tarafından desteklenen ve Hırvat milliyetçisi bu parti de en son genel seçimlerde parlamentoda 44 üyelik kazanmıştı. Sosyalist Demokratik Parti: Eski Yugoslavya’ya hâkim olan ideolojiyi savunan bu parti de en son genel seçimlerde parlamentoda 20 üyelik kazanmıştı.

İdari bölünüş: 8 kantonla 100 idari birime ayrılır.

Tarihi: Bosna-Hersek’te İslâm Osmanlıların bu bölgeyle ilgilenmeye baÅŸlamalarından itibaren yayılmaya baÅŸladı. Osmanlı Devleti’nin bölgeyi fethetmesinden önce Bosna, Bizanslıların ve yerli hanedanların yönetiminde kaldı. Bölgeye ilk Türk akınları 1386′da baÅŸladı. Bu sıralarda Bosna ayrı bir krallıktı ve tahtta da Kral I. Tvrtko bulunuyordu. Sonraki yıllarda Bosna’ya yönelik akınlar devam etti ve Osmanlı yönetimiyle Bosna kralı II. Tvrtko arasında bir anlaÅŸma gerçekleÅŸtirildi. Bu anlaÅŸma gereÄŸince Bosna kralı Osmanlılara haraç ödemeye baÅŸladı. Ancak bu haracı Fatih Sultan Mehmed’in tahta geçmesinden sonra kesti. Bunun üzerine Fatih, Bosna kralına karşı savaÅŸ açtı. Bu savaÅŸta kral yakalanarak öldürüldü. 1463′te de bütün Bosna Osmanlı topraklarına katıldı. Bosna’da İslami bir etnik oluÅŸumun ortaya çıkması da bu olayla baÅŸladı. 1483′te Hersek dükalığının da Osmanlılara katılmasıyla bu bölgede İslamiyet daha da güçlendi ve Müslümanların sayısı artmaya baÅŸladı. Osmanlıların bu bölgeyi idare ettikleri dönemde halkın üzerinde en ufak bir baskı ve zorlama olmadığı halde İslamiyet bölgede hızlı bir ÅŸekilde yayıldı. Bosna-Hersek’te, Osmanlıların yönetimi altındaki Avrupa topraklarının hiçbir yerinde görülmemiÅŸ ÅŸekilde toplu ihtidalar oldu; yani halk kalabalık kitleler halinde İslam’a girdi. Bosna-Hersek topraklarını 400 yıldan fazla bir süre yönetiminde tutan Osmanlı bu bölgeye büyük hizmetler götürmüş, büyük camiler, medreseler, ilim merkezleri vs. inÅŸa etmiÅŸtir. Bosna-Hersek’in bugünkü baÅŸkenti Saraybosna (Sarayevo) Osmanlı döneminde Avrupa’nın en önemli ilim merkezlerindendi. Bu ÅŸehir bugün hâlâ Osmanlı döneminden kalma cami ve medreselerle doludur. Ancak Saraybosna Osmanlılar’dan sonra bir ilim merkezinden bir turizm merkezine dönüştürüldü. Osmanlı devletinin zayıflaması üzerine 1878′de Bosna-Hersek toprakları Avusturya-Macaristan İmparatorluÄŸu tarafından iÅŸgal edildi. Daha sonra Berlin AnlaÅŸmasıyla bu topraklar adı geçen imparatorluÄŸa verildi. Bu iÅŸgalden sonra çok sayıda Bosna-Hersekli Müslüman Anadolu’ya veya henüz Osmanlı’nın elinde olan Avrupa topraklarına göç etti. Yurtlarını terk etmeyen Bosna-Hersekli Müslümanlar ise kendi aralarında birlik oluÅŸturarak 1900′da Mostar müftüsü Ali Fehmi Cabiç’in liderliÄŸinde iÅŸgal yönetimine karşı bir mücadele baÅŸlattılar. Bu mücadele sonunda Bosna-Hersek Müslümanları özerk bir yönetime kavuÅŸtular. Ancak 1912′de Osmanlıların Balkanlardan tamamen çekilmek zorunda kalması ve ardından I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi üzerine Balkanlar’da bir idari boÅŸluk ortaya çıktı. Bunun sonucunda da bölgede çok sayıda küçük devlet kuruldu. 1918′de Sırbistan, KaradaÄŸ ve yıkılan Avusturya-Macaristan İmparatorluÄŸu’nun Slavların yaÅŸadığı kesimlerinin birleÅŸmesiyle bölgedeki Slav kökenli toplumları bir araya getiren bir devlet kuruldu. Bosna Hersek toprakları da bu devletin sınırları içine girdi. Sırbistan kralı kurulan bu yeni devletin krallığına getirildi. Bu devletin adı 1929′da Yugoslavya krallığı oldu. 1918′de kurulan Slav devletinin ve Yugoslavya krallığının yönetimini ele geçiren ortodoks Sırplar Bosna-Hersekli Müslümanlara çok ağır bir ÅŸekilde zulmettiler. Müslümanların ellerindeki toprakları zorla gasp ederek hıristiyan Sırpların mülkiyetine geçirdiler. Bu uygulama yüzünden Müslümanlar fakirleÅŸtiler. Ayrıca çok sayıda Müslüman göçe zorlandığından bölgedeki Müslüman nüfus azaldı. Mesela Müslümanlarda nüfus artış oranı diÄŸer toplumlardakinden daha yüksek olduÄŸu halde 50 yılda Müslüman nüfus % 60 oranında artarken, hıristiyan nüfus % 123 oranında arttı. II. Dünya Savaşı sırasında Yugoslavya Almanlar tarafından iÅŸgal edildi. Savaşın devam ettiÄŸi yıllarda ve Alman iÅŸgali altında Sırp çetnikleri Müslümanlara karşı bir soykırımı uygulayarak 100 bin Müslümanı öldürdüler. SavaÅŸ sonrasında 13 Ocak 1946′da ülke yeniden bağımsızlığına kavuÅŸtu. Ancak bu bağımsızlık hareketinde Komünist Parti yanlıları önemli bir rol üstlendiklerinden bağımsızlık sonrasında da ülkede yönetimi ele geçirdiler. Ülkenin resmi statüsünü de federal cumhuriyetler birliÄŸi olarak belirlediler. Buna göre Yugoslavya altı cumhuriyet ile iki özerk bölgeden oluÅŸacak, bu cumhuriyetlerden birisi de Bosna Hersek Cumhuriyeti olacaktı. Komünistlerin yönetimi ele geçirmeleriyle Müslümanlar üzerindeki baskı uygulamaları da ÅŸiddetlendi. İslami vakıfların bütün mallarına el konuldu. Camiler, medreseler ve tekkeler kapatıldı. Yıkılan ve tahrip olan camilerin tamir edilmesine izin verilmedi. İslami günlerde ve bayramlarda tatil yapılması yasaklandı. Bunun yanı sıra Müslümanların üzerinde yoÄŸun bir dinsizlik ve Slavcılık propagandası baÅŸlatıldı. ÇeÅŸitli vesilelerle çok sayıda Müslüman hapse atıldı. Bunların birçoÄŸu ağır iÅŸkencelere tabi tutuldu. Komünist rejimin bu baskı uygulamaları da çok sayıda Bosna Hersekli Müslümanı, Türkiye’ye veya çeÅŸitli Avrupa ülkelerine sığınmak zorunda bıraktı. 1975′ten sonra yönetim Müslümanlar üzerindeki baskıyı kısmen hafifleterek bazı geleneksel İslami kurumların yeniden iÅŸlev kazanmasına imkân saÄŸladı. Bu yumuÅŸama üzerine bazı camiler ve medreseler yeniden açıldı. Küçük çapta da olsa bir yumuÅŸamayla bazı dini kurumların yeniden hayata geçirilmesi Müslümanlar arasında hızlı bir İslami uyanışa zemin hazırladı. Sonraki yıllarda DoÄŸu bloku ülkelerinde ortaya çıkan geliÅŸmeler Yugoslavya yönetimini de çok partili demokratik sisteme geçmeye zorladı. Bu fırsattan yararlanan Müslümanlar, daha önce İslami inanç ve düşüncesinden dolayı yıllarca hapiste kalmış olan Aliya İzzetbegoviç’in liderliÄŸinde Demokratik Eylem Partisi’ni (SDA) kurdular. Bu parti Bosna-Hersek’te Aralık 1990′da gerçekleÅŸtirilen genel seçimleri kazanarak lideri Aliya İzzetbegoviç cumhurbaÅŸkanı oldu. Yugoslavya’da demokratikleÅŸme hareketinin baÅŸlaması ile birlikte bağımsızlık hareketleri de gün yüzüne çıktı. Yugoslavya birliÄŸini oluÅŸturan cumhuriyetlerin halkları bağımsızlıklarına kavuÅŸabilmek için mücadeleler baÅŸlattılar. Bosna-Hersek de 1 Mart 1992′de gerçekleÅŸtirdiÄŸi referandum sonrasında bağımsızlığını ilan etti. Ancak Sırplar hemen arkasından Bosna-Hersek yönetiminde söz sahibi olan Müslümanlara karşı savaÅŸ açarak bu yeni bir katliam hareketi baÅŸlattılar. Hırvatistan ve Slovenya’nın bağımsızlık mücadelesine destek olan Avrupa ülkeleri ve ABD Bosna-Hersek’i Sırp vahÅŸeti karşısında yalnız bıraktı. Bosna-Hersek Müslümanlarını en çok sıkıntıya sokan da, Avrupa’nın üçüncü büyük ordusu Yugoslavya Federal Ordusu’nun Sırp çetnikleriyle birlikte hareket etmesi, onlara destek vermesiydi. Müslümanlarsa herhangi bir askeri destekten yoksun ve silah yönünden çok zayıftılar. Sonuçta Sırplar Bosna-Hersek’in önemli ÅŸehirlerini iÅŸgal ettiler. Bu iÅŸgal hareketi bir milyona yakın Müslümanı göçe zorladı. Sırplar iÅŸgal ettikleri yerlerde hem katliam hem de yıkım gerçekleÅŸtiriyorlardı. Özellikle camileri ve İslâmi izler taşıyan tarihi eserleri yıkmaya özen gösteriyorlardı. Bosna-Hersek meselesinin çözümü için deÄŸiÅŸik tarihlerde gerçekleÅŸtirilen görüşmeler ve arabuluculuk çalışmaları da bir sonuç vermedi. 1994′e gelindiÄŸinde Bosna-Hersek’teki iç savaşın aldığı can sayısı 250 bini, göçe zorladığı insan sayısı ise 1 milyonu aÅŸmıştı. Nisan 1994′te Bosna-Hersek’te bir BoÅŸnak-Hırvat Federasyonu oluÅŸturuldu.

Dış ve iç problemleri: Ülkenin dış ve iç problemlerinin eksenini Sırpların bağımsız Bosna-Hersek yönetimini tanımamaları sonucu patlak veren iç savaÅŸ oluÅŸturmaktadır. (Bu konuda “Tarih” kısmına bkz.)

İslami Hareket: Bosna-Hersek’te sosyalist dikta döneminde İslâmi çalışmalar sadece daha çok fikri ağırlıklı birtakım özel gayretlerle bazı gizli çalışmalardan ibaretti. Yönetim İslâmi eÄŸitime fırsat vermediÄŸinden bazı yerlerde medrese eÄŸitimi gizlice sürdürüldü. Bunun yanı sıra devlet denetiminde birkaç cami ve kurs bulunuyordu. MeÅŸihat dairesi ise tamamen devletin kontrolündeydi. Çok partili döneme geçilmesinden sonra Müslümanların haklarını savunmak ve kiÅŸisel çalışmaları örgütlü bir ÅŸekle dönüştürmek amacıyla Aliya İzzetbegoviç’in liderliÄŸinde Demokratik Eylem Partisi (SDA) kuruldu. (Bu parti hakkında ayrıca “Tarih” ve “Siyasi partiler” kısmına bkz.) Partinin ilk yayınlanan programında Bosna-Hersek’te yaÅŸayan Müslümanlara da diÄŸer halklarla eÅŸit hakların tanınması gerektiÄŸi vurgulanarak bu yolda çalışılacağı, bütün dinlerin mensuplarına inanç özgürlüğünün saÄŸlanması ve herkesin dininin gereÄŸini kolayca yerine getirebileceÄŸi bir ortamın hazırlanmasının amaçlandığı dile getiriliyordu. Çok partili demokratik sisteme geçilmesinden sonra MeÅŸihat dairesi de çalışma alanını geniÅŸleterek çeÅŸitli yayın faaliyetleri baÅŸlattı. Saraybosna’daki hem lise hem de fakülte seviyesinde eÄŸitim veren Gazi Hüsrev Beg medresesini faaliyete geçirdi. Yine aynı ÅŸehirdeki tahrip olmuÅŸ bazı camilerin tamiri ve ibadete açılması için çalışmalar baÅŸlattı. Bunun yanı sıra camilerde yoÄŸun bir tebliÄŸ ve eÄŸitim çalışması baÅŸlatıldı. Bütün merkezi camilerin yanına birer medrese açıldı. Tasavvufi cemaatler yeniden faaliyetlerini baÅŸlattılar. Ancak iç savaÅŸ bütün bu geliÅŸmeleri dumura uÄŸrattı. İç savaşın baÅŸlamasından sonra İslâmi çalışmalar cephelere ve mülteci kamplarına kaydırıldı. Sırp saldırılarına karşı vatanı savunmak amacıyla Bosna-Hersek ordusunun yanı sıra bir de Müslüman Güçler adında bir milis güçler oluÅŸturuldu. Müslüman Güçler saflarında savaÅŸanlara cephede aynı zamanda İslâmi bir eÄŸitim de verildi. DeÄŸiÅŸik İslâm ülkelerinde faaliyette bulunan yardım kuruluÅŸları da mülteci kamplarında toplanan Müslümanlarla ilgilendiler. Ayrıca Bosna-Hersek’te de baÅŸta Merhamet Cemiyeti olmak üzere Müslümanların organize ettiÄŸi çeÅŸitli yardım kuruluÅŸları kuruldu. Bütün bu kuruluÅŸlar gerek kamplarda yaÅŸayan ve gerekse kendi bölgelerinde mahsur kalan Müslümanlara bir yandan maddi yardımlar ulaÅŸtırdıkları gibi bir yandan da onların İslâmi yönden bilgilendirilmeleriyle ilgilendiler. Bu yardım ve eÄŸitim çalışmaları Bosna-Hersek’teki İslâmi ÅŸuurlanmayı hızlandırdı. Bunun yanı sıra bütün dünya ülkelerinin Bosna-Hersek’i Sırplar karşısında yalnız bırakmalarına raÄŸmen deÄŸiÅŸik ülkelerden gönüllü Müslüman gençlerin sırf inançlarının vermiÅŸ olduÄŸu bir hamasetle Bosna cephesine koÅŸması da orada yaÅŸayan Müslümanları etkiledi.

Ekonomi: İç savaÅŸ Bosna-Hersek ekonomisini ciddi ÅŸekilde sarsmıştır. SavaÅŸ öncesinde ülke ekonomisi baÅŸta sanayiye, madenciliÄŸe, tarıma ve hayvancılığa dayanıyordu. Tarımdan elde edilen gelirin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı % 11′dir ve çalışan nüfusun % 4′ü bu alanda iÅŸ görmektedir. 1992′de 1 milyon 350 bin tahıl, 300 bin ton yer bitkileri, 25 bin ton baklagiller, 170 bin ton meyve, 160 bin ton sebze üretilmiÅŸtir. Aynı yıl ülkede 830 bin baÅŸ sığır, 1 milyon 300 bin baÅŸ koyun, 600 bin baÅŸ domuz bulunuyordu. Orman yönünden zengindir. 1991′de 5 milyon 380 bin m3 tomruk üretilmiÅŸtir. Maden gelirlerinin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı % 14′tür.

Para birimi: Yugoslavya dinarı.

Sanayi: İç savaÅŸ ülke sanayisinin büyük ölçüde durmasına yol açtı. SavaÅŸ öncesinde imalat sanayisinin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı % 56′ydı ve çalışan nüfusun yaklaşık % 51′i sanayi sektöründe iÅŸ görüyordu. BirçoÄŸu iç savaÅŸ dolayısıyla duran veya baÅŸka amaçlarla kullanılan sanayi kuruluÅŸları ve fabrikalar genellikle ÅŸu sektörlerle ilgilidir: Otomotiv, tekstil, deri, gıda, mobilya, kereste, kâğıt, kimyasal maddeler ve inÅŸaat malzemeleri üretimi, toprak ve madeni eÅŸya üretimi, mekanik makine sanayi, elektrik gereçleri, büro malzemeleri ve bazı ev eÅŸyaları üretimi.

Enerji: 1990′da 14 milyar 632 milyon kw/saat elektrik üretilmiÅŸ, 15 milyar 201 milyon kw/saat tüketilmiÅŸ ve aradaki fark ithalatla kapatılmıştır. Elektrik enerjisinin % 79′u termik santrallerden, % 21′i hidroelektrik santrallerinden elde edilmektedir. KiÅŸi başına yıllık elektrik tüketimi ortalama 3497 kw/saattir.

Ulaşım: Sivil ulaşımda kullanılan tek havaalanı baÅŸkent Saraybosna’daki uluslararası trafiÄŸe açık havaalanıdır. 1040 km. demiryoluna, 11.430 km.’si asfaltlanmış olmak üzere 21.170 km. karayoluna sahiptir. Bu ülkede ortalama 9 kiÅŸiye bir motorlu ulaşım aracı düşmektedir.

EÄŸitim: İç savaÅŸ öncesinde ülkede 2205 ilkokul, 238 ortaöğretim kurumu, 44 yüksek öğretim kurumu vardı. Okuma yazma bilenlerin oranı % 86′dır.

SaÄŸlık: İç savaÅŸ öncesinde Bosna-Hersek’te 6930 doktor, 1370 diÅŸ doktoru vardı ve 625 kiÅŸiye bir doktor düşüyordu.

Bosna-Hersek’te İslâm Kültürü

Osmanlı fethinin sonuçlarından biri de kuÅŸkusuz Bosna-Hersek’te yaÅŸayan halkın İslâm dinini kabul etmeye baÅŸlamasıdır. Bu olay halkın hayat tarzında ve kültüründe önemli etkiler yapmıştır. Osmanlı kültürü özellikle ÅŸehirli karakteri ağır basan bir niteliÄŸe sahipti. Bunun neticesinde, Bosna-Hersek’te bir çok yeni ÅŸehirler kurmuÅŸlar ve fethettikleri diÄŸer ÅŸehirleri de imar etmiÅŸlerdi. Kurulan bu yeni ÅŸehirler klasik Osmanlı ÅŸehircilik anlayışı ile çarşı ve mahallelere bölünerek geliÅŸmiÅŸtir.

Osmanlı idaresi altında ÅŸehircilikte üç devre göze çarpar. İlk devrede âbidevî mimarînin temsilcileri olan ve umuma mahsus binalar inÅŸa edilmiÅŸ ve bunlar genellikle valiler ve yüksek ünvanlı görevliler tarafından yaptırılmıştır. Saraybosna’da Gazi Hüsrev Bey Camii (l530) ve Ali PaÅŸa Camii (1561), Foça’da Alaca Camii (1550), Banaluka’da Ferhad PaÅŸa Camii (1579) yine Saraybosna’da Gazi Hüsrev Bey Medresesi (1537), Brusa Bedesteni (155l) bu muhteÅŸem mimarînin örneklerinden sayılabilir. İkinci devrede ise zengin esnaf ve tüccar tarafından yapılan daha gösteriÅŸsiz binalar görülür. Üçüncü devre mimarîsi ise çöküşün izlerini taşır. Avusturya-Macaristan Hükümeti Fas üslûbunu kopya etmek suretiyle Osmanlı mimarîsinin izlerini silmeye çalıştıysa da bu tip binalar hem Bosna’nın tabiî manzarasına ve iklim ÅŸartlarına hem de daha önceki örneklere ters düşmüştür.

BoÅŸnak dili aslında Sırp-Hırvat dilinin bir “ağızı” durumundadır. İslâmî tabir ve istılâhların girmesiyle zenginleÅŸmiÅŸtir. Osmanlı döneminde BoÅŸnakçaya girmiÅŸ olan Türkçe, Arapça, Farsça kelimelerin etkisi ve yoÄŸunluÄŸu 1918′den sonra azalmaya baÅŸlamıştır. Müslüman BoÅŸnak ÅŸairlerden Bayezid AÄŸaoÄŸlu DerviÅŸ PaÅŸa (ö.1603) ile Mehmed Nergisî (ö.1635) ÅŸiirlerini Türkçe yazmışlardır. Bosnalı Ahmed Sudî (ö.1596) ve Mostarlı Åžeyh Fevzî (ö.1747) ise daha çok Farsça’yı kullanmışlardır. Hem Türkçe hem de BoÅŸnakça yazan Saraybosnalı Hasan Kaimî (ö.1691) ve Üsküf-i Bosnevî (ö.1650) de Bosna’nın yetiÅŸtirdiÄŸi önemli ÅŸairlerdendir. Ayrıca Bosna-Hersek’te Müslüman yazarların çoÄŸu İslâm hukuku, devlet idaresi ve tarih konusunda eserler vermiÅŸlerdir. Muhyiddin Arabî’nin Fusûsü’l-hikem’ine ÅŸerh yazan Abdullah Bosnevî ile hukuk ve devlet düzeni hakkında eser veren Hasan Kâfî bunlar arasındadır. Tarih sahasında da Bosnalı Müslüman ailelere mensup tarihçiler yetiÅŸmiÅŸtir. 1736-1739 Bosna olaylarını Gazavatname-i HekimoÄŸlu Ali PaÅŸa adlı eserinde anlatan Novi Kadısı Ömer Efendi de bunlardan biridir. Avusturya iÅŸgalini takip eden olaylarla ilgilenen Salih Sıdkı Hacıhüseyinoviç, Muhammed Enverî Kadic, eski tarih yazıcılığından modern tarihçiliÄŸe geçiÅŸi ifade eden bir eseri bulunan Åžeyh Seyfeddin Kemura ve ilk modern tarihçi Safvet Bey BaÅŸagiç Bosna-Hersek’in yetiÅŸdirdiÄŸi büyük tarihçilerdendir.

II.Dünya Åžavaşı’ndan sonra Bosna-Hersek’teki ÅŸarkiyât çalışmalarına ilgi giderek artmıştır. 1949′da kurulan Saraybosna Üniversitesi’nde Türk, Fars, Arap dilleri ve edebiyatları ile ilgili bir kürsü bulunmaktadır. Burada hem Osmanlı tarihi hem de Türkçe kursları verilmektedir. 1950′de kurulan Saraybosna Åžarkiyât Enstitüsü, Sarajevo Devlet Müzesi’nden devralınan yazma ve Türk tarihiyle ilgili malzemelerden deÄŸerli bir koleksiyona sahipti. Fakat Åžarkiyât Enstitüsü son Sırp saldırılarında yıkılmıştır. Sırpların Bosna-Hersek’te baÅŸlıca hedefleri cami, medrese, kütüphane, özetle, İslâm kültürünü hatırlatacak her türlü eserlerdir. Hatta Sırp bölgelerindeki bazı camiler dozerlerle yıkılıp enkazı dahi kaldırılıp üstleri betonla örtülerek eserden hiç bir iz bırakılmamıştır. Bu gibi faaliyetlerin maksadı Bosna-Hersek’te içiçe geçmiÅŸ olan İslâm ve Osmanlı kültürü ve eserlerinin yok edilmek istenmesidir….

Not: Bu bilgiler google’den bulunmuÅŸtur. Yanlış bir cümle edilmiÅŸse lütfen iletiÅŸim bölümünden bildiriniz bizde doÄŸrusunu yazalım.



Ölüm Çiçekleri Video

Konu hakkinda goruslerinizi asagidaki bos alana yazabilirsiniz.





Olum Cicekleri

Katre Katre Muzigi
Olum cicegi Jenerik
Olum cicegi nedir
Olum cicegi dizi konusu nedir ?
Bosnada 10 Dakika

Kurtlar Vadisi Pusu
Kan Uykusu
Sayfada yer alanlar ancak izin alinarak ve kaynak gosterilerek kullanilabilir.
Bu site olum cicekleri dizisinin resmi sitesi degildir. Resmi site Odatv.com'dur. Burasi dizinin fan club sitesidir..
Materyallerimizin izin alinmadan kopyalanmasi ve kullanilmasi 5846 sayili Fikir ve Sanat Eserleri Yasasina gore suctur.